Biyoenerji

Biyoenerji nedir?

Biyoenerji'nin orijinali "Bioenergy" kelimesi olup anlamı "Doğal olan enerji" şeklinde tanımlanmıştır. "Yaşam" anlamına gelen "Bio" kelimesi ve "Enerji" anlamına gelen "Energy" kelimelerinin birleşimi ile kullanılmaktadır. Genel olarak kullanımında "Yaşam ya da Evrensel enerji" anlamına gelmektedir. Burada ki asıl amaç evrende ve tüm canlılarda var olan enerjinin, bir şifa kaynağı olarak kullanılmasıdır. 

Biyoenerji ilk defa Psikiyatr tarihinin en çok konuşulan isimlerinden birisi olan Avusturyalı Hekim ve Psikanaliz Wilhelm Reich tarafından kullanılmıştır. Reich biyoenerji için "Vücuttaki yaşam enerjisi" tanımını kullanmıştır. Biyoenerji için farklı dillerde kullanılan kelimeler vardır. Bunlar;

  • Sanskritçe "Prana"

  • Japonlar "Ki"

  • Çinliler "Chi" 

  • Yunanlılar "Prevma"

  • Polonyalılar "Mana"

  • İbraniler "Ruah"

Günümüzde bilim, insanın yapısal olarak sadece moleküllerden ve fiziksel bir yapıdan meydana gelmediğini ifade etmektedir. Tüm evrende bulunan enerji aynı zamanda insanda ve tüm canlılarda da bulunmaktadır. İnsanda bulunan bu enerji sürekli olarak bir titreşim ve düşük voltajlı elektromanyetik akım bulunmaktadır. Burada söz konusu olan akım, sadece insanın kendi fiziksel bedeninde sınırlı olarak kalmayıp aynı zamanda farklı bir bedene de akış halinde olabilmektedir. Ayrıca burada ki akış sadece insandan insana da olmakla kalmamaktadır. 

Sağlıklı bir vücuda sahip olan birisinde negatif enerji bulunmamaktadır. Bununla birlikte vücudun bir bölümünde herhangi bir sıkıntı söz konusuysa, o kısımda bir negatif enerji oluşmaya başlamaktadır. Daha açık bir ifade kullanacak olursak insan beyni ile sıkıntının başladığı bölge arasında var olan bağlantı kopmuş demektir. Bundan dolayı insan vücudunu sağlıklı bir şekilde ayakta tutabilmek için beyinle olan bağlantının asla kopartılmaması gerekmektedir. 

1982 yılına gelindiğinde ise Paris Üniversitesi Uygulamalı Fizik ve Teorik Optik Enstitüsünde, fizikçi Alain Aspect tarafından bilim tarihi için oldukça sıra dışı olmasına rağmen bir o kadar muhteşem bir keşif yapıldı. Aspect ve ekibi, yaşadığımız dünyanın mekansız ve ayrılamaz olduğunu kanıtladı. Daha anlaşılabilir bir şekilde açıklamaya çalışırsak kısacası uzay, onu algıladığımız şekliyle mevcut değildir. O yalnızca duyularımızın bir illüzyonudur.

Tüm canlılar sadece dev bir enerji okyanusunun bir parçasıdır. Bu durum aslında sizi başka herhangi bir şeyden ayırmaz. Gördüğümüz daha doğru bir tabirle olduğuna inandığımız her ayrılık durumu, aslında beş duyumuzun sebep olduğu bir illüzyondur.

Biyoenerji Nasıl Çalışır?

Vücudumuzun kaynağı dışarıdan aldıklarımızdır. Kısacası yediğimiz, içtiğimiz ya da soluduğumuz hava aynı zamanda bedenimizin kaynağıdır. Bu kaynaklar vücudumuza girdikten sonra parçalanarak bir enerjiye dönüşmektedir. Enerjiye dönüştüren enerji merkezimize ise "Chakra" demekteyiz.

Vücudumuz en genel işlevi ile bir transformatör olarak çalışmaktadır. Chakralar, yaşamamız için gerekli olan yaşam enerjisinin ortaya çıkartılmasında ve bizi adeta kuşatmış olan enerji okyanusu ile iletişim kurabilmemiz için gereklidir. Bununla birlikte Chakralar, bedenimizde ki hormon üretimini sağlayan endokrin bezlerini de yönetmektedir.

Hormonlar, ortaya çıkan enerjinin fiziksel bedenimize girmeden önce negatif bir duruma dönüşmesine neden olur. Bu negatif enerji ise aurayı zayıflatarak chakrayı tıkar ve böylelikle enerjinin düzgün dolaşımına fırsat vermez. Chakraların düzgün bir şekilde çalışmıyor olması aynı zamanda tüm fiziksel yapının zarar görmesine neden olmaktadır. Bu durum aynı zamanda denge kaybına neden olarak sağlıksız bir yapının ortaya çıkmasına neden olur. 

Biyoenerji Niçin Bütün Hastalıklara İyi Gelir?

Genel olarak bilinen gerçek, her tedavi yöntemi ile sadece belirli hastalıkların iyileşmesi mümkün olmaktadır. Bununla birlikte bir hastalığın tedavisinde kullanılan bir yöntem farklı bir hastalık için gereken faydayı ortaya çıkarmamaktadır. Sadece bununla da kalmayıp daha fazla tahribatın ortaya çıkmasına bile neden olabilmektedir. Bununla birlikte biyoenerjinin tüm hastalıklarda faydalı olduğu bilinmektedir. Bunun nedeni ise biyoenerjinin vücudun tamamında etkili olmasına bağlanabilmektedir. 

Bilim evrende oluşan enerjiyi kabul ederken aynı zamanda zihnin sınırsız olduğunu da kabul etmektedir. Bu durum bir kişinin özellikle düşünce ve hislerinin yaşamında oldukça etkili olmaktadır. Böylelikle hali hazırda var olan fiziksel ya da psikolojik olsun tüm sağlıksal sorunların yaklaşık %90'ının tamamıyla zihinsel sebeplere dayanmasını net bir şekilde açıklamaktadır. Geriye kalan %10'luk kısım ise genellikle genetik (karmik) ve çevresel faktörlerden kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı biyoenerji tedavisinin uygulanması olağanüstü bir terapi metodu olarak kabul edilmektedir.

Biyoenerji Terapisi İle Sağlığın Korunması Nasıl Sağlanır?

Biyoenerji tedavisinde sadece belirli bir bölgeye odaklanılamaz. Özellikle tüm bedende aynı anda çalışmalar yapılmaktadır fakat sorun olan bölgeye biraz daha fazla zaman ayrılması mümkündür. Bu sayede insan bedeninde ortaya çıkan sorunların ya da sistem bozukluklarının tedavi edilmesi söz konusu olmaktadır. Kısaca ifade etmek gerekirse biyoenerjinin çalışma alanı, asla ortaya çıkan rahatsızlık veya semptomların ortaya çıktığı bölge ile sınırlı değildir.

Biyoenerji Terapisi Nasıl Uygulanır?

Biyoenerji terapisi tamamen zihinsel bir uygulama olduğundan dolayı ilk olarak terapinin uygulanacağı kişinin buna zihinsel olarak tam anlamıyla hazır olması gerekmektedir. Kişinin, Biyoenerjistin yardımını kabul edip buna içten ve samimiyetle kabul etmiş olması gerekmektedir.

Terapinin tam anlamıyla başarıyla sonuçlanması için kişinin bu yardımı tamamıyla kabul edip inanıyor olması gerekmektedir. Ayrıca burada ki teslimiyeti ile birlikte tedaviye de yardımcı olacağını bilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde bilinçaltı kalıpları Biyoenerjist’in çalışmasında sıkıntıların ortaya çıkmasında etkilidir.  

Biyoenerji terapisinin belirli bir sayısının olduğunu söylememiz oldukça zordur. Genellikle kişiye ve karşılaştığı soruna bağlı olarak bu sayı değişiklik göstermektedir. Bu sayıya aynı zamanda şifa isteyen kişinin ruh dünyası ve inanışı da etki etmektedir. Tedaviler seans şeklinde gerçekleştirilmektedir ve her seans ortalama 30 ile 60 dakika arasında değişmektedir. 

Seansın başlaması için ilk olarak uygun bir ortamın oluşturulması gerekmektedir. Sonrasında ise biyoenerji yatağı üzerine sırt üstü yatarak biyoenerjistin çalışmaya başlamasına yardımcı olur. Biyoenerjist, biyoenerji yatağına sırt üstü olarak uzanmış olan kişinin vücudu üzerinde seçilmiş olan merkezler üzerine avuç içleriyle pozitif enerji pompalar. Bu sayede sistemde bir hata oluşmasına neden olan negatif enerjilerin bölgeden çıkması sağlanır. Bu sayede vücut tekrar eski sağlığına kavuşarak sistemli bir şekilde çalışmaya devam eder. Bu işleme, vücudun balans ayarının yapılması denir.

Biyoenerji Terapisi Kimlere Uygulanır?

Biyoenerji uygulaması yapılabilmesi için herhangi bir yaş ya da fiziksel özellik söz konusu değildir. Her canlıda enerji açığa çıktığı için herkese rahatlıkla uygulanabilen bir yöntemdir. Bu kapsamda yeni doğmuş olan bebeklerden başlayarak her kese uygulanması konusunda bir sıkıntı bulunmamaktadır.

Bununla birlikte günümüzde en çok kanser hastalarında ve psikolojik sorunları olan kişilerin tercih ettiği bilinmektedir. Bu kişilerde oldukça etkili sonuçlar alınması ise bu tekniğin hızlı bir şekilde yayılmasına ve herkes tarafından kullanılmaya başlanmasına yardımcı olmuştur. Tabi bu uygulamanın yapıldığı sırada Biyoenerjistin de iyi bir enerjiye sahip olan bir kişi olması ve deneyimli olması oldukça önemlidir. Özellikle enerji hakkında her şeye hâkim olmalı ve şifa isteyen kişiyle nasıl diyalog kuracağını ve onu nasıl yönlendirebileceği konusunda da oldukça yetenekli olması önemlidir. Aksi takdirde yapılan işlemlerden tam olarak istenen verim alınması söz konusu olmayacaktır.Hala Reiki, Access Bars hakkında bilgi istiyorsanız sayfamıza göz atmalısınız.

© 2019 Tüm hakları saklıdır.